Carl Rogers, insan psikolojisinin önde gelen isimlerinden biri olan Amerikalı bir psikologdur. İnsanların öz gerçekliğe ulaşma eğiliminde olduklarını savunan insancıl psikolojinin öncülerindendir. En ünlü sözlerinden biri, tam da bu konuya işaret eder; “Lo curioso es que cuando me acepto tal como soy, entonces puedo cambiar”

Bu söz, değişimin, kendini kabul etmediğin ve utanç ya da nefretle iyileşmeye çalıştığın zaman engellendiğini ifade eder. Bunun yerine, kendini olduğu gibi kabul etmek, mevcut durumu yargılamadan görmeni sağlar ve böylece müdahale edip değişimin gerçekleşmesine yardımcı olur.

Günlük Hayatta Kabullenme Örnekleri

Carl Rogers’ın sözünü hayatının birçok alanına uygulayabilirsin. Örneğin, yeni bir alışkanlık edinmek istediğinde. Diyelim ki her sabah spor yapmak istiyorsun. Kendine hemen kalkman gerektiğini ve bunu yapmadığında tembel olduğunu söylemek yerine —gerçek şu ki sen sabah insanı değilsin—, bakış açını değiştir.

Kendini analiz et ve sabahları erken kalkmanın senin için zor olduğunu kabul et. Bunu yaptıktan sonra, bir çözüm arayabilirsin. Örneğin, antrenmanı akşam saatlerine kaydırmak, daha aktif olduğun zaman diliminde spor yapmanı sağlayabilir. Kabullenmeyi uygulayabileceğin diğer alanlar şunlardır:

  • İş yerinde. Yeni bir program veya görevle başa çıkmakta zorlandığını hayal et. Yavaş olduğunu ya da ofiste bunu anlamayan tek kişi olduğunu düşünme. Bunun yerine, şu anda bunu anlamadığını kabul et ve bir çözüm arayışına gir, mesela bir meslektaşından yardım iste.
  • Evin içinde. Odanın düzenini korumakta zorlanıyorsan, sık sık kendine olumsuz bir şekilde dağınık ya da düzensiz olduğunu söyleyebilirsin. Bu bakış açısını değiştirerek, her gün kıyafetlerini dolaba asan biri olmadığını kabul et ve alternatif bir çözüm bul. Bu durumda, odanda kıyafetleri geçici olarak koyabileceğin bir sepet bulundurmak olabilir.

Kabul Nedir, Nedir Değildir

Carl Rogers’ın sözündeki ana fikir kabuldür. Kabullenme, değişim yolunu çizmende yardımcı olacak bir başlangıç noktasıdır. Ancak birçok kişi bunu kabullenme ile karıştırır ve aralarında önemli bir ayrım vardır. Kabullenme pasif ve yenilgi hissi taşırken, örneğin “Ben dağınık biriyim ve hayatım boyunca böyle kalacağım.”

Oysa kabullenme dürüst ve hareketi, gelişimi ifade eder. Önceki örneği devam ettirirsek, “Düzeni korumakta zorlandığımı kabul ediyorum ama bunu geliştirmek için çalışacağım.” şeklinde olmalıdır.

Aynı şekilde, kabullenme başkalarına zarar vermek, zararlı davranışlar sergilemek veya kendine hoşgörü sağlamak için bir bahane değildir. Ciddi bir hata yaptıysan, eylemlerini kabul etmeli ve sorumluluğunu üstlenmelisin. Rogers’ın belirttiği gibi, kabullenme içsel çatışmayı azaltır ve sorumluluk almayı kolaylaştırır. Bir sonraki sefer kendinle ilgili bir alışkanlığın seni hayal kırıklığına uğrattığında, bu sözü uygula, o anda olanı kabul et ve seni ilerlemekten alıkoyan o yükten kurtul.