Mark Twain'e atfedilen bu söz, genellikle bir kararın korku, mükemmeliyetçilik ve "hazır değilim" hissi arasında sıkıştığı anlarda karşımıza çıkar. Bu sözün gücü, zamanla en çok yükü çeken şeyin yapılan hatalar değil, cesaret edemediğimiz fırsatlar olduğunu hatırlatmasındadır.

Bu düşüncenin kalbi budur. En derin pişmanlık, asla denemediğimiz şeylerden doğar. Eğer dikkatle bakarsak, birçok alınmamış karar, riskleri abartarak ve kazanabileceğimiz şeyleri küçümseyerek bizi durduran korkulardan kaynaklanmaktadır. Aşağıda, bu düşünceyi nasıl uygulayabileceğinizi, ertelemeyi bırakıp küçük ve sürdürülebilir adımlarla ilerlemeyi anlatıyoruz.

1. Eylemsizlikten kaynaklanan pişmanlığın daha kalıcı olduğunu kabul et

Bir eylemden kaçındığımızda, başarısızlık korkusuyla anlık bir rahatlama hissederiz, ancak bu rahatlama yanıltıcıdır. Zamanla geriye kalan şey, ne olabileceğine dair şüphedir. Bu şüphe, somut bir hata yapmaktan kaynaklanan pişmanlıktan daha kalıcı bir pişmanlık yaratır.

Hatalar ise öğrenmeyi, ayarlamayı ve devam etmeyi sağlar. Eylemsizlik ise hiçbir şey bırakmaz; ne deneyim, ne kapanış, ne de büyüme. Bu farkı anlamak, "yapmak" üzerindeki duygusal yükü azaltmaya ve aslında denemenin hareketsiz kalmaktan daha az maliyetli olduğunu görmeye yardımcı olur.

2. Başlamak için küçük ve geri alınabilir eylemler seç

Büyük sıçramalar yapmak ya da hayatını bir günde değiştirecek kararlar almak söz konusu değil. Anahtar, giriş eşiğini düşürmektir. Küçük, yönetilebilir ve en önemlisi geri alınabilir eylemler seçmekte.

  • İlk bir mesaj göndermek, mükemmel bir konuşma planlamaktan daha iyidir.
  • Bir kursa tam olarak katılmadan önce bir dersi denemek.
  • Haftalardır ertelediğin bir işe 10 dakika ayırmak.

Küçük eylemler baskıyı azaltır ve her şeyi riske atmadan ilerlemene olanak tanır. Ayrıca, ivme yaratır. Bir kez başladığında, devam etmek daha kolaydır.

3. Hazır hissetmesen bile ilk adımı at

Hazır olma hissi, eyleme geçmeden önce nadiren gelir. Bunu beklemek, ertelemenin ince bir yoludur.

İlk adımı atmak (ne kadar beceriksiz, eksik veya doğaçlama olursa olsun) eylemsizliği sürdüren zihinsel engeli kırar. Ve bir kez harekete geçtiğinde, düzeltme, ayarlama ve geliştirme şansın olur. Kusurlu bir eylem, asla hayata geçmeyen mükemmel bir niyetten her zaman daha üstündür.

4. Seni durduran mükemmeliyetçiliği azalt

Mükemmeliyetçilik genellikle ihtiyat olarak maskelenir, ancak gerçekte riskleri büyüten ve yeteneklerini küçülten bir frendir. "Henüz değil", "daha sonra" veya "her şey uyum sağladığında" şeklinde seni ikna eder.

  • "Mükemmel" yerine "yeterince iyi" tanımını yap.
  • Analiz felcini önlemek için hazırlık süresini kısıtla.
  • Çoğu kararın yol boyunca düzeltilebileceğini unutma.
Amacın mükemmel yapmak değil, mümkün kılmaktır.

5. Her şeyi yapmak değil, eylemsizliğin senin yerine karar vermesine izin vermemek önemlidir

Twain'in sözü, aceleci yaşamaya ya da her şeye "evet" demeye davet etmez. Korkunun kararlarını almasına izin vermemeni önerir. Eylemde bulunmamayı seçmek de bir karardır, ancak bunun bilinçli, otomatik olmayan bir seçim olması önemlidir.

Önceliklerini belirleyebilir, ilgilenmediğin şeylerden vazgeçebilir ve sadece önemli olan şeylere odaklanabilirsin. Önemli olan, seçimlerinin niyetine, kaçınmaya değil, yanıt vermesidir.

Hayat, şüphe ettiğimiz, ertelediğimiz veya hazır hissetmeyi beklediğimiz anlarla doludur. Twain'in düşüncesi, bir çapa gibi işlev görür. Yirmi yıl içinde, en çok yükü çeken şey başarısız olmak değil, denememiş olmaktır.