İroni ve bilgelik karışımıyla denemeci Michel de Montaigne, bir cümlesinde en yorucu deneyimlerinden birini özetliyor: “Hayatım korkunç talihsizliklerle doluydu, bunların çoğu asla gerçekleşmedi.”
Bu sözleriyle, zihninizin sizi koruma çabası içinde çoğu zaman en kötü işkenceciniz haline geldiğini anlatmak istedi. Zihniniz, çoğu zaman sadece hayal gücünüzde var olan sayısız talihsizlikle sizi yaşamaya ve acı çekmeye zorlar.
Geleceği öngörme yeteneği evrimsel bir araçtır, ancak kontrolden çıktığında, mevcut huzurunuzu çalabilir. Montaigne'in felsefesinin, kendi düşüncelerinize şüpheci bir gözle bakmanıza nasıl yardımcı olabileceğini öğrenin ve gerçekliğe geri dönün.
Montaigne'in Sözlerini Günlük Hayatınıza Uygulamak
Montaigne'in sözlerini, geleceği düşünerek yaşamanın getirdiği kaygılardan kurtulmak için kullanabilirsiniz. Bir sonraki sefer kaygılandığınızda, bu adım adım yöntemi uygulayın.
1. O talihsizliğin henüz gerçekleşmediğini fark edin
Yapmanız gereken ilk şey, kendinizi fark etmektir. Kaygılı düşünceler sarmalına girdiğinizi fark ettiğinizde, durun ve zihninizin ne yaptığını adlandırın.
Eğer patronunuzla bir toplantı hakkında endişeleniyorsanız, bunun kötü geçeceğini ya da işten çıkarılacağınızı düşünmek yerine, kendinize “Ah, işte zihnim yine felaket senaryoları yazıyor” deyin. Olanı etiketlemek, size bir mesafe kazandırır.
2. Gerçek ile yorumlamayı ayırın
O mesafeyi yarattıktan sonra, zihninizi nesnel gerçekliğe sabitleyin. Kendinize iki basit soru sorun:
- Nesnel ve kanıtlanabilir gerçek nedir? Örneğin, “Patronumdan yarın bir toplantı talep eden bir e-posta aldım.”
- Zihninizin bu gerçek hakkında yarattığı hikaye nedir? Örneğin, “Hikaye, beni işten çıkaracağı.”
Farkı bu kadar net gördüğünüzde, hayal ettiğiniz talihsizlik gücünü kaybetmeye başlar.
3. “Ya eğer…?” sorusunu “Bugün ne biliyorum?” sorusuna çevirin
“Ya eğer…?” sorusu, asla gerçekleşmeyecek talihsizlikleri besleyen kaygının motorudur. O düşünce zincirini devre dışı bırakmak için kaygılı soruyu daha pratik bir soru ile değiştirmelisiniz.
“Ya beni işten çıkarırsa?” yerine, “Bugün bildiklerime dayanarak, yapabileceğim bir şey var mı?” diye düşünün.
4. Küçük bir eylemle kapatın
Bu son soru, sizi eşit derecede üretken iki olası yola götürür. Bir yandan, kaygınızı azaltmak için yapabileceğiniz faydalı bir eylem varsa, bunu yapın. Projenin ana noktalarını gözden geçirmek ya da iyi görünmek için giyeceğiniz kıyafetleri hazırlamak gibi olabilir.
Diğer yandan, yapabileceğiniz hiçbir eylem yoksa, o konu hakkında bir süreliğine düşünmemeye karar verin. Üzerinde düşünmeye devam etmenin enerji kaybı olduğunu kabul edin ve sizi o düşüncelerden uzaklaştıracak rahatlatıcı bir aktiviteye odaklanın.
Bu yöntem, gerçek sorunları görmezden gelme daveti değildir. Yani, sahip olduğunuz kaygıları ortadan kaldırmak değil, zihninizde yarattığınız o hayali acıyı azaltmaktır.
Montaigne'in dersi, kendi hayal gücünüze karşı isyan etme çağrısıdır. Gereksiz kaygılarınızı ortadan kaldırmayı öğrendikçe, enerjinizi yaşamın tek gerçek olduğu yere, yani bu anın içine yatırmak için geri kazanırsınız.
Bir sonraki sefer zihniniz felaket senaryoları oluşturmaya başladığında, durun ve düşüncelerinizi adlandırın. Onları tanımak, sakinliğinizi ve sağduyunuzu geri kazanmanın en iyi yoludur.
Yorumlar
(4 Yorum)