Amerikalı jimnastikçi Simone Biles, bu alanda bir ikon olarak öne çıkıyor. Altın madalya sayısı yedi olimpiyat madalyası ve dünya şampiyonalarında ise 23 altın madalyası bulunuyor. Tüm bu başarılar, çaba ve risk almadan elde edilemez ve işte bu noktada Biles'in bir sözü var: "Risk almadığım fırsatlara pişman olmayı tercih ederim"
O, karar verme aşamasında bir bakış açısı değişikliği öneriyor. Başarısızlık korkusuna dayanarak seçenekleri değerlendirmek yerine, hareketsizliğin maliyetine göre değerlendirmeyi teşvik ediyor; bu genellikle zamanla devam eden pişmanlıkları beraberinde getiriyor.
Denemek mi, denememek mi? İşte burada bir ikilem var
Karar verme sürecinde, şüpheler genellikle ortaya çıkar. Bu bağlamda, harekete geçmenin mi yoksa geçmemenin mi daha iyi olduğunu sorgularız. Psikolojinin bu senaryolar için iki tür pişmanlığı ayırdığını unutmayın.
- Hareket pişmanlığı. Biles'in bahsettiği budur; aldığınız bir risk ama sonuç vermedi. Acı vericidir, ancak geçicidir; çünkü bu durumdan ders alırsınız, toparlanır ve devam edersiniz.
- İhmal pişmanlığı. Almadığımız ve geçirdiğimiz fırsatlarla ilgilidir; bu, zihnimizde sürekli olarak beliren o "ya..." sorusuyla kendini gösterir. Öncekinden farklı olarak, bunun acısı uzun süre devam eder. Harekete geçmediğiniz için, sadece ne olabileceğine dair idealizasyon kalır.
Biles'in sözü, eylemi ve çabayı şüpheye tercih etmenin bir stratejisi olarak işlev görüyor. Zira başarısızlık durumunda, harekete geçmiş olmanın iyileşmesi, yıllarca zihninizde ne olabileceği düşüncesiyle yaşamaktan daha hızlı ve olumlu hale gelir.
Simone Biles'in fikrini nasıl uygulayabilirsiniz?
Biles'in sözü sadece spor alanında değil, günlük hayattaki diğer durumlar için de geçerlidir. Amacı, sizi korku nedeniyle felç eden bir karar ile karşılaştığınızda pratik bir filtre olarak hizmet etmesidir. Bu anlarda, kendinize şu soruları sorun.
- ¿Hareket edersek ne kaybederim? Burada, o eylemi gerçekleştirmeye cesaret ederseniz başınıza gelebilecek en kötü senaryoyu yazın. Örneğin, bir dil kursuna kaydolmak istediğinizi hayal edin. Eğer kötü giderse kaybedeceğiniz şey, yaptığınız ödeme ve zamanınızdır.
- Harekete geçmezsem ne kaybederim? Hareketsizliğin maliyeti genellikle daha derindir. Büyüme fırsatını kaybedersiniz ve en önemlisi, karar verme yeteneğinize olan güveninizi kaybedersiniz. Kurs örneğini sürdürürsek, eğer bunu yapmaya cesaret edemezseniz, kişisel ve profesyonel hayatınızda çok faydalı olacak yeni bir beceri öğrenme fırsatını kaybedersiniz.
Her iki cevabı da aldıktan sonra, sadece bunları tartmanız gerekiyor. Genellikle, denemek maliyeti geçici ve yönetilebilirken, bunu yapmamanın maliyeti duraksama ve sürekli şüphe olur. Bu nedenle, risk almak genellikle buna değer.
Elbette, riski ölçmeli ve niyetle hareket etmelisiniz, ne cesaretle ne de “şansa” güvenerek. Burada, adım atmadan önce sonuçları çok iyi değerlendirmeniz ve sonucu ne olursa olsun karşılamaya hazır olmanız gerektiğini kastediyoruz.
Simone Biles'in sözü, başarısız denemelerin kesinliklerini, "ya..." sorularının belirsizliklerine tercih etmeye davet ediyor. Unutmayın ki, ilklerinden toparlanır ve devam edersiniz, oysa ikincileri bir hayalet gibi peşinizi bırakmaz ve refahınızı etkileyebilir.
Yorumlar
(1 Yorum)