İnsanlar sürekli olarak kısayolları, hızlı yolları ve sonuçları elde etmek için süreçten geçmeden formülleri ararlar. Buna karşılık, Kierkegaard'a atfedilen bu söz, gerçek anlamda değerli olanın her zaman bir bedeli olduğunu hatırlatır. Bu bedel zaman, çaba veya sorumluluk olabilir.
Filozof, insanların büyük şeylerin faydalarını almak istediklerini ancak hiçbir riski göze almadıklarını gözlemlemiştir. Ona göre, gerçek büyüklüklerin bir maliyeti vardır; aksi takdirde, baskı altında çöken boş bir versiyonla kalırsınız.
Onun düşünceleri acıyı kutlamaz, aksine önemli şeylerin bize bir yolculuk gerektirdiğini vurgular. Önemli bir şey inşa etmek kısayollarla mümkün değildir ve Kierkegaard'ın sözleri, projelerinize ve zorluklarınıza karşı koymak için bir plan çizmenize yardımcı olabilir.
Ücretsiz elde etmeye çalıştığınız şeyi belirleyin
Bir hedef ilerlemiyorsa, hangi maliyeti kaçındığınızı sorun. Bir kitap yazmak istiyorsanız ama her hafta yazmıyorsanız, yatırım yapmanız gereken zamanı ve tekrar eden pratiği atlıyorsunuz demektir. Profesyonel gelişim arıyorsanız ama sadece içerik tüketiyorsanız, hata yapma ve düzeltme maliyetini göz ardı ediyorsunuz demektir.
Maliyeti belirledikten sonra, onu ödemeye istekli olup olmadığınıza karar verebilirsiniz ya da hedefinizden dürüstçe vazgeçebilirsiniz.
Motivasyon beklemek yerine sürdürülebilir bir maliyet seçin
Değerli şeylerin bedeli her zaman kahramanca bir yoğunluk değildir. Çoğu zaman, rutin bir süreklilik gerektirir. Günlük yarım saatlik hedefli pratik, haftada on saatlik kaotik bir çabadan daha fazla beceri kazandırır. Sürdürülebilir maliyet, aylarca veya yıllarca sürdürebileceğiniz olandır, üç haftada sizi tüketen değil.
Gerçek hayatınıza uyan çaba versiyonunu seçin. Bir dil öğrenmek istiyorsanız, günlük yirmi dakika, hafta sonları iki saatten daha iyi sonuç verir. Formda kalmak istiyorsanız, haftada üç kısa antrenman, bir ay sonra bırakacağınız yorucu seanslardan daha iyi bir alışkanlık oluşturur. Maliyet gerçekçi olmalıdır, aksi takdirde yeterince uzun süre ödemeyecek ve bu da önemli olmayacaktır.
Ayrıca, Kierkegaard'ın uyarısının acı çekmek için bir davet olmadığını unutmayın. Her çaba değer üretmez. Sekiz saatlik bir iş haftası, sizi daha yetenekli yapmaz, sizi tüketir.
Sürdürülebilir maliyet, inşa eden bir maliyettir; aşınma ise sadece tüketen bir çabadır. Bunları ayırt etmek için kendinize sorun: "Bu beni bir sonraki sefer için daha iyi hazırlıyor mu, yoksa sadece daha yorgun mu bırakıyor?"
Görünüm yerine özselliği önceliklendirin
Görünür sonuçlar bazen kısayollarla elde edilebilir, ancak özsellik asla. Örneğin, bir sınav için cevapları ezberleyebilirsiniz, ancak derin bir anlayışa sahip olmadan.
Görünür sonucu mu yoksa gerçek kapasiteyi mi arıyorsunuz? Eğer özselliği istiyorsanız, sürecin başlangıçta daha yavaş ve daha az etkileyici olacağını kabul edin, ancak bu, kalıcı bir şey inşa edecektir.
Tam sürecin onuru
Sürecin değerli yanı, elde ettiğiniz sonucu sürdürebilecek biri olmanızdır. Zor bir şey inşa etmek, sizi değiştirir çünkü sabrınızı geliştirir, başarısızlıklardan kurtulmayı öğretir ve gerçek sınırlarınızı gösterir.
Sonucu öğrenim sürecinden geçmeden alan biri, bu yetenekleri geliştirmediği için, zorluklar geldiğinde sahip olduklarını sürdüremez.
Kierkegaard, otantik olmanın tam süreçten geçmeyi gerektirdiğini savunuyordu çünkü bu süreç, aradığınız hayatı yaşayabilecek biri olmanızı sağlar.
Kısayollar, sürdüremeyeceğiniz sonuçlar verir çünkü onları inşa eden kişi değilsiniz. Bedel ödemek, büyük bir şey elde etmenin sadece bir yolu değil, aynı zamanda geldiğinde onu yönetebilecek biri olmanın yoludur.
Yorumlar
(10 Yorum)