Yaratma eylemi genellikle bir gizemle sarılıdır. Sanatçının ilham perisinin inmesini ve ona harika bir fikir fısıldamasını beklediğini hayal edersiniz. Ancak, ilhama olan bu bağımlılık, boş bir tuval veya sayfa ile karşılaşan herkes için en büyük engellerden biridir.
Romancı Stephen King'in belirttiği gibi, "Yeni başlayanlar ilham bekler; diğerleri çalışmaya başlar." Yani, ilham, profesyonellerin lüks olarak görebileceği bir şey değildir. Onun felsefesi, yaratıcılığı mistisizmden arındırarak, onu bir meslek olarak geri getiriyor. Hazır hissetmeyi beklemek yerine, üretmek için onun tavsiyelerini takip edin.
Profesyonel gibi çalışmak için 6 ilke
King'in verimli kariyeri, şansa değil, katı bir yönteme dayanıyor. Yazarken adlı otobiyografisinde bahsettiği bazı noktalar, taklit edebileceğiniz önerilerdir.
1. Belirli bir saat ve yer seçin
“Programın —her gün yaklaşık aynı saatte girmek, bin kelimen yazılana kadar çıkmamak— alışkanlık kazanmanı sağlamak için vardır […]”.
King, her gün aynı saatte ve aynı yerde yazar. Bu ritüel, beyninize çalışmanın zamanı geldiğini söyleyen bir çapa oluşturur. Bunun için bir ofise ihtiyacınız yok. Evin geri kalanı uyanmadan önceki 30 dakikada odanızın bir köşesi olabilir.
2. Küçük ve ölçülebilir bir hedef belirleyin
King'in ünlü kuralı, günde 1000 ila 2000 kelime yazmayı önerir. Bu, yönetilebilir bir hedefle sürekli bir çalışma oluşturmaktır.
Başlamak için, tamamlanması neredeyse imkansız olan günlük bir hedef belirleyin, örneğin 500 kelime veya kesintisiz 25 dakika çalışma. Günün tek hedefi bu kotayı yerine getirmek olmalı, kalite önemli değil.
3. Taslağı gözden geçirmeden ayırın (kapı kapalı / kapı açık)
Aynı anda yaratmaya ve düzenlemeye çalışmak, tıkanmanın tarifidir. Yaratıcı ve içsel eleştirmen aynı anda çalışamaz. İlk taslak “kapı kapalı” olmalı ve yalnızca sizin için olmalıdır. Filtreler veya yargılar olmadan, üç aydan fazla sürmeyecek bir süre içinde yazın.
Tamamlandığında, King, çalışmanın birkaç hafta dinlenmesine izin vermeyi önerir. Sonra, eleştirel bir bakış açısıyla geri dönün ve nihai sonucu düşünün. Ardından, ilk taslağı düzenleyerek ve gereksiz bilgileri (yüzde 10) çıkararak “kapı açık” bir ikinci taslağa başlayın.
4. Her zaman kusurlu bir başlangıç yapın
“İyi yazmak genellikle korkuyu ve yapmacıklığı geride bırakmayı gerektirir.”
Profesyoneller, ilk taslağın sadece bir başlangıç noktası olduğunu bilir. İlk denemenizin kötü olmasına izin verin. Başlarken tek misyonunuz, fikirleri ortaya çıkarmak ve sayfaya bir şey koymaktır. Bunu daha sonra geliştirebilirsiniz.
5. Her oturumda tek bir göreve odaklanın
Çoklu görev, derin konsantrasyonun düşmanıdır. Bu nedenle, her çalışma oturumunun tek bir hedefi olmalıdır. Eğer bugün oturumunuz yazmaksa, sadece yazın. Araştırma yapmayın, e-postaları yanıtlamayın, görsel aramayın. Zaman dilimlerinizi tek bir aktiviteye ayırın.
“Mümkünse, yazma odanızda telefon olmamalı, hele ki televizyon veya oyun oynamak için video oyunları olmamalı.”
6. Yarın için bir ipucu bırakın
Her sabah boş sayfa korkusunu yenmek için, King, yazmayı, neyin geleceğini bildiği bir noktada durdurur. Onu taklit etmek için, akışta bir fikrin ortasında veya sizi heyecanlandıran bir bölümden hemen önce durun. Ertesi gün nereden başlayacağınızı bilmek, başlangıçtaki tıkanmayı ortadan kaldırır.
Bu rutini benimsemek, her gün ilham alacağınız veya her oturumun verimli olacağı anlamına gelmez. Kötü günler ve iyi günler olacaktır. Fark, bir sistemle, kötü bir günde bile kotanızı doldurmuş olmanızdır.
Bu yöntemin amacı, sürekliliği ve ilerlemenin kanıtını garanti etmektir. Haftanın sonunda, yaptığınız işin bir kaydına sahip olacaksınız, ilhamın gelmediğine dair bahaneler yerine.