Viktor Frankl, psikiyatrist ve Holokost'un hayatta kalanı, "İnsandan her şey alınabilir, yalnızca bir şey hariç: son insan özgürlüğü, tutumunu seçmek." şeklinde etkileyici bir öğreti bırakmıştır. Toplama kamplarındaki deneyimleri, başımıza gelenleri kontrol edemediğimizi, ancak onlara nasıl yanıt vereceğimizi seçebileceğimizi anlamasını sağladı. Bu süreçte onurumuzu ve değerlerimizi kaybetmemek de önemlidir.

Bu düşünce, karakterin bir eğitimi haline gelir; içsel özgürlüğün günlük hayatta, küçük eylemler ve bilinçli seçimlerle uygulandığını hatırlatır. Aşağıda, bu öğretiyi günlük yaşamda nasıl uygulayabileceğinizi anlatıyoruz.

1. Tutumu Küçük Bir Geste Dönüştürmek

Tutum bir soyutlama değildir, somut eylemlere dönüşen bir şeydir. Örneğin, selam verirken gülümsemeyi seçmek, en küçük bir iyiliğe teşekkür etmek veya duyulması gereken birine dikkatle dinlemek gibi. Bu basit eylemler, durumların esiri olmadığımızı pratik bir şekilde ifade etmenin yoludur. Her seferinde bir niyeti eyleme dönüştürdüğümüzde, seçim yapma kapasitemizi güçlendiririz.

2. Soruyu Değiştirmek: Bu Durum Benden Ne İstiyor?

“Neden başıma geliyor?” yerine, Frankl bakış açısını yeniden şekillendirmeyi öneriyor: “Bu durum benden ne istiyor?”. Bu bakış açısı değişikliği kurban rolünden çıkmamıza ve aktif bir rol üstlenmemize yardımcı olur. Eğer trafik bizi geciktiriyorsa, belki de sabır göstermemiz isteniyordur; bir hata bizi hayal kırıklığına uğratıyorsa, öğrenmek için alçakgönüllülük göstermemiz isteniyor olabilir. Bu soru, özgürlük alanı açar ve kişisel sorumlulukla bağlantı kurmamızı sağlar.

3. Tutumu Fiil Olarak Kullanmak

Tutumu bir eylem olarak ele aldığımızda güçlenir. Sabırlı olmak değil, sabrı “pratik etmek” önemlidir; minnettar olmak değil, minneti “uygulamak” gerekir. Bu bakış açısı, tutumu dinamik bir hale getirir ve her gün eğitilmesi gereken bir şey olarak görmemizi sağlar. Böylece duygularımızın bize eşlik etmesini beklemekten vazgeçeriz ve değerlerimize uygun şekilde hareket etmeye başlarız, hatta isteğimiz olmasa bile.

4. Günü Davranışları Ölçerek Kapatmak, Sonuçları Değil

Frankl'ın öğretilerini uygulamanın basit bir yolu, günün sonunda nasıl yanıt verdiğimizi gözden geçirmek, dışsal sonuçlara odaklanmamaktır. Planladığımız her şeyi başarmak önemli değildir; önemli olan saygı, tutarlılık ve sorumlulukla hareket edip etmediğimizdir. Bu egzersiz, karakterimizdeki ilerlemeleri tanımamıza yardımcı olur ve hayatımızı gerçekten inşa eden şeyin, nasıl yanıt verdiğimizi seçmek olduğunu pekiştirir.

5. Tutum Seçmek Duyguları İnkar Etmek Değildir

Tutumu seçmenin, hissettiğimiz duyguları bastırmak ya da üzüntü, öfke veya korku hissettiğimiz için kendimizi suçlamak anlamına gelmediğini belirtmek önemlidir. Duygular doğaldır ve gereklidir. Frankl'ın önerdiği, duygularımızı tanıdıktan sonra, hangi sorumlu yanıtı vermek istediğimizi seçmektir. Böylece içsel özgürlük bir yük değil, daha tutarlı bir yaşam sürme fırsatı haline gelir.

Viktor Frankl'ın sözü, en derin özgürlüğün günlük hayatta uygulandığını hatırlatır. Her eylem, her bilinçli yanıt, karakterin inşasında bir tuğladır. Büyük başarılar değil, her gün tekrarlanan küçük seçimler, bizi daha bütün ve dayanıklı insanlar haline getirir. Tutumu seçmek, nihayetinde hayata karşı kim olmak istediğimizi seçmektir.