Platón'un sözü genellikle müziğin duygusal gücünün bir savunması olarak yorumlanır, ancak Devlet adlı eserinde anlamı daha geniştir. Filozof, eğitimin iki temel taşını ayırır: gimnastik, bedeni güçlendirirken, mousikḗ, ruhu şekillendirir. Bu sonuncusu yalnızca melodiler veya şarkılarla ilgili değildir; aynı zamanda duyarlılığı şekillendiren her şeydir; hikayeler, şiir, ritim, anlatılar ve bu anlatıların karakterimizi nasıl yapılandırdığıdır.
Günümüz perspektifinden bakıldığında, bu fikir kültürel olarak tükettiğimiz şeylerin karakterimizi ve dünyayı yorumlama şeklimizi nasıl etkilediğini düşünmeye davet eder. Aşağıda, bu öneriyi nasıl anlayabileceğinizi ve günlük yaşamınıza nasıl uygulayabileceğinizi anlatıyoruz.
1. Platonic Anlamda “Müzik” Ne Demektir Anlamak
Platón için mousikḗ eğlence değil, bir eğitim alanıdır. Mitoslar, şiirler, ritimler ve duyguları düzenlemeyi ve nüansları tanımayı öğreten anlatıları içerir. Onun görüşüne göre, duyduğumuz ve okuduğumuz şeyler yargı yeteneğimizi, itidalimizi ve dünyayı yorumlama şeklimizi etkiler.
Bu günümüze taşındığında, kültürel olarak tükettiğimiz şeylerin (diziler, kitaplar, sosyal medya, podcastler) de eğitici olduğunu kabul etmek anlamına gelir. Bu, ahlaki bir biçimde değil, duyarlılığımızı şekillendirdiği için; örneğin, bizi neyin etkilediği, neyin sinirlendirdiği, neyin normal ya da aşırı geldiği gibi. Bunu anlamak, daha bilinçli seçimler yapmamıza olanak tanır.
2. Düzen ve Ölçü Sunan Kültürel İçerikler Seçmek
Platón, mousikḗ'nin uyum, oran ve denge ile iletilmesi gerektiğini savunuyordu. Mükemmellik arayışında değiliz; bizi aşırı uyarılara maruz bırakmaktan veya sürekli bir huzursuzluk durumunda bırakmaktan kaçınmalıyız.
Pratikte, bu şunlara dönüşebilir:
- Gerçekliği aşırılıklara indirgeyen anlatımları tercih etmemek.
- Düşünmeye teşvik eden içeriklerle hafif içerikleri bir arada kullanmak.
- Sürekli gerginlik yaratan haberler veya tartışmalara aşırı maruz kalmaktan kaçınmak.
- İnsan karmaşıklığını gösteren hikayeleri seçmek, alaycılığa düşmeden.
Bu bir elitizm değil; zihinsel hijyendir. Her gün yalnızca güç veya yalnızca kardiyo çalıştırmayacağınız gibi, yalnızca yoğun veya yüzeysel uyarıcılardan beslenmek de doğru değildir.
3. “Gimnastik Aşırılığı” veya “Mousikḗ Aşırılığı” Ne Zaman Var Olduğunu Tespit Etmek
Platón, aşırı gimnastik karakteri katılaştırırken, aşırı mousikḗ onu yumuşatabileceğini uyarıyordu. Günümüzde bu dengesizlik iki yönde görülebilir:
- Zihinsel veya üretken aşırılık: her şeyin performansa, verimliliğe ve sonuçlara odaklanması, duyarlılık, dinlenme veya hayal gücü için az yer bırakması.
- Filtrelenmemiş kültürel uyarıcı aşırılığı: duraksamadan, kriter olmadan ve duygusal sindirim olmadan içerik tüketmek, dağınıklık veya aşırı yüklenme yaratabilir.
Denge, eylemi düşünce ile, hareketi duraklama ile, bilgiyi sessizlik ile birleştirdiğimizde ortaya çıkar.
4. Daha Bilinçli Bir “Kültürel Eğitim” İçin Basit Kriterler Uygulamak
Katı kurallar koymak değil, duyarlılığımızı besleyen şeyleri daha iyi seçmemize yardımcı olacak küçük yönergeler benimsemek önemlidir. Bazı faydalı kriterler şunlardır:
- Çeşitlilik: bakış açılarını genişletmek için türleri, formatları ve tonları değiştirmek.
- Nüans: gerçekliği iyi ve kötü olarak basitleştirmeyen hikayeleri tercih etmek.
- Ritim: sadece hızlandıran içerikler değil, nefes almayı sağlayan içerikler eklemek.
- Niyet: ne aradığınızı sormak: öğrenmek, rahatlamak, ilham almak, dikkat dağıtmak.
Bu küçük, günlük tekrarlanan kararlar, zihinsel netliği ve duygusal dengeyi güçlendiren yumuşak bir eğitim işlevi görür.
Sonuç olarak, Platón'un sözü, mousikḗ'nin duygusal ve kültürel bir eğitim biçimi olduğunu anladığımızda yeni bir anlam kazanır. Nasıl ki gimnastik bedeni güçlendiriyorsa, tükettiğimiz ve dinlediğimiz şeyler de duyarlılığımızı güçlendirir (veya zayıflatır). Katı ve elitist olmadan, bilinçli seçimler yapmak, eylem ve düşünce arasında daha insani bir denge yaratmamıza olanak tanır. Ve bu dengede, Platón'a göre, daha özgür, daha berrak ve ölçülü bir yaşam sürme kapasitesine sahip bir karakter oluşur.
Yorumlar
(0 Yorum)