Açık Havada Daha Mutlu Olmanızı Sağlayacak 5 Küçük Alışkanlık
Sokakta otomatik pilota geçerek kaç kez yürüdüğünüzü düşündünüz mü? Telefonunuza bakarak yürüyorsunuz, varış noktanıza ulaşırken yolculuğunuzu hatırlamıyorsunuz ya da aynı yerden geçip etrafınızdaki şeylere gerçekten dikkat etmiyorsunuz. Dışarı çıkmak her zaman çevreyle bağlantı kurmak anlamına gelmez, ancak küçük jestler bu kopukluğu değiştirebilir.
Doğayla bağlantı kurmayı ve hayret duygusunu uyandırmayı hedefleyen basit alışkanlıklar, refahınız üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. Bugünden itibaren bunları uygulamaya başlayabilirsiniz. Özel bir ekipmana veya ekstra zamana ihtiyacınız yok.
1. Bir Dakika Boyunca Gökyüzüne Bakın
Bu temel bir jest ama çoğu zaman unutuluyor. Bunu yeniden hatırlamak için iyi bir fırsat. Bulutları, ufukta beliren renkleri veya geceyse yıldızları gözlemleyin. Bu eylem dikkatinizi hemen olanlardan alıp daha geniş bir şeye yönlendirir.
Doğal alanlara maruz kalmanın üzerine yapılan araştırmalar, açık gökyüzü gibi unsurların zihinsel yorgunluğu azaltmaya yardımcı olduğunu ortaya koyuyor. Kırsala gitmenize gerek yok. Bunu bir pencereden, otobüs durağında ya da birini beklerken yapabilirsiniz. Önemli olan bakışınızı yukarıya, telefon ekranınıza değil, çevrenize çevirmektir.
2. Alıştığınız Yolu Değiştirin
Her gün aynı yolu almak hareketlerinizi ve algınızı otomatikleştirir. Yolunuzu değiştirin, paralel bir sokaktan geçin ve bu, beyninizi dikkat etmeye zorlayacaktır. Yeni yolculuğunuz sırasında detaylara dikkat edin. Örneğin, daha önce görmediğiniz bir dükkân, açan bir ağaç ya da mahallenin farklı bir perspektifi.
Bu, monotonluğu kırmak için iyi bir alışkanlıktır. Uzun bir dolambaç yapmanıza gerek yok, sadece merakınızı canlı tutacak kadar değişiklik yapmanız yeterlidir. Yeni deneyimler, ne kadar küçük olursa olsun, öğrenme ile ilgili beyin bölgelerini aktive edebilir ve ruh halinizi iyileştirebilir.
3. Normalden Daha Yavaş Yürüyün
Birkaç dakika daha yavaş yürüyün ve aceleyle geçirdiğinizde gözden kaçırdığınız detayları görebilirsiniz. Etrafınızdaki bitkilere bakma, kokularını hissetme veya ayaklarınızın altındaki dokuyu ya da rüzgarın sesini duyma fırsatı bulursunuz; bu da zihinsel gürültüyü azaltır.
Araştırmalar, doğal ya da yarı doğal alanlarda adım hızını yavaşlatmanın, bulunduğunuz yerle bağlantı hissini artırabileceğini ve bunun duygusal iyilik hali ile ilişkili olduğunu göstermektedir.
4. Kulaklıklarınızı Çıkartarak Bir Mola Verin
Kulaklıklar çevreyi engeller. Beş dakika boyunca onları çıkarmak, sizi gerçek seslere döndürür: kuşlar, hareket eden yapraklar, uzaktan gelen konuşmalar ya da sessiz bir sokağın huzuru. Bu doğal seslerin, müzik ya da podcast'lerin sağlayamayacağı onarıcı bir etkisi vardır.
Bunu tüm yolculuk boyunca yapmanıza gerek yok. Farkı hissetmek için kısa bir mesafe yeterlidir. Gürültülü bir şehirde yaşıyorsanız, doğal seslerin baskın olduğu bir park veya meydan arayın, ne kadar kısa süreli de olsa.
5. Bir Bitkiye Dokunun
Bir yaprağa nazikçe dokunmak, bir ağacın kabuğunu hissetmek ya da yosunun dokusunu hissetmek, dokunma duyunuzu doğal çevre ile bağlar. Çoğu kişinin göz ardı ettiği bir jesttir ama anlık bir varlık hissi yaratabilir.
Doğal unsurlarla etkileşim üzerine yapılan araştırmalar, bitkilerle fiziksel temasın doğayla bağlantı hissini artırabileceğini öne sürmektedir. Yaprakları koparmaktan veya bitkilere zarar vermekten kaçının; amaç dokunmak, toplamak değil.
Bunlar, otomatik pilotu kıran küçük kesintilerdir ve size kafanızın ve telefonunuzun dışında bir dünya olduğunu hatırlatır. Birini denemeye karar verirseniz, bazı temel güvenlik kurallarını hatırlayın: çıplak ayakla yürüyorsanız, cam veya keskin nesneler içermeyen güvenli yüzeyler seçin; rotanızı değiştiriyorsanız, bilinen veya geçilebilir bir alan olduğundan emin olun.
Amacınız çevreyle bağlantı kurmak, gereksiz riskler eklemek değil. Aradığınız şey, günlük rutininizin içinde, sadece dikkat etmenizi bekliyor.
Yorumlar
(10 Yorum)