Albert Camus'a atfedilen "başarı elde etmek kolaydır; zor olan onu hak etmektir" sözü, sıkça gözden kaçırdığımız bir farkı işaret ediyor. Başarı, görünür bir başarı olarak anlaşıldığında, fırsatlara, bağlama veya hatta şansa bağlı olabilir; her zaman çabayı veya kaliteden yansıtmaz. Öte yandan, "hak etmek" sürece, ilerlerken sahip olduğumuz bütünlüğe ve elde ettiklerimizi ilkelerimizi ihlal etmeden sürdürebilme yeteneğine işaret eder.
Buna bu açıdan bakmak, bugün hala gerekli olan bir düşünceye derinlik kazandırır; sonucu tutarlılıkla, görünürlüğü ise değerle karıştırmamak. Bu ifade, kararlarımızı, diğerleriyle olan ilişkilerimizi ve başarılarımızı nasıl inşa ettiğimizi gözden geçirmek için bir filtre işlevi görür. Aşağıda, bunu günümüzde nasıl uygulayabileceğinizi anlatıyoruz.
1. Başarınızı şeffaflıkla sürdürebilir misiniz diye sormak
Bu ifadeyi uygulamak için bir filtre, "bulunduğun yere nasıl geldiğini açıklayabilir misin, bir şeyleri gizli tutma hissi olmadan?" diye sormaktır. Şeffaflık, her detayı anlatmak anlamına gelmez; yolunun dolandırıcılıklara, manipülasyonlara veya başkalarına zarar veren kestirmelere dayanmadığını bilmek anlamına gelir.
Başarı, netlikten inşa edildiğinde daha istikrarlı hale gelir. Görünüşleri sürdürmeye veya tutarsızlıkları gerekçelendirmeye bağlı değildir.
2. Süreci sonuç kadar önemsiyor musunuz diye gözden geçirmek
Hızlı başarı kültürü, "ne"yi "nasıl"dan daha öncelikli hale getirmeye iter. Ancak, Camus bize sürecin, elde ettiklerimizi hak edip etmediğimizi tanımladığını hatırlatır.
- Kendi zaman ve sınırlarınıza saygı duymak.
- Diğerlerine adaletle davranmak, kimse bakmasa bile.
- Kolaylık için bütünlüğünüzü tehlikeye atan kararlar almaktan kaçınmak.
Sürekli bir süreç olmadan elde edilen başarı kırılgandır; dikkatli bir süreçle elde edilen başarı ise gerçek bir büyümeye dönüşür.
3. İlerleyişiniz başkalarına zarar veriyor mu diye değerlendirmek
Rahatsız edici ama temel bir soru, "ilerlemen başkalarına zarar veriyor mu?"dir. Burada tüm rahatsızlıklardan kaçınmak değil, başarıları başkalarının refahı, onuru veya emeği pahasına inşa etmemektir.
Başarıyı hak etmek sorumluluk gerektirir. Eylemlerimizin etkisini kabul etmek ve başkalarının üzerinden geçmeyen yollar seçmek anlamına gelir.
4. İfadeyi, görünürlüğü değerle karıştırmamak için bir filtre olarak kullanmak
Günümüzde, kamuya açık olma durumu başarı ile eş anlamlı gibi görünebilir. Ancak, Camus bize görünen ile gerçekten önemli olanı ayırmayı davet eder. Görünürlük, başarının bir etkisi olabilir, ancak özü değildir.
Elinizdeki şeyleri hak edip etmediğinizi sormak, size yardımcı olur:
- Dış onaydan bağımsız olmamak.
- Boş karşılaştırmalardan kaçınmak.
- Yüzeysel ölçütlerin ötesinde kendi değerini tanımak.
Bu filtre, başarı fikrine derinlik kazandırır ve onu sadece başarılarınızla değil, kimliğinizle de bağlantılı hale getirir.
Hak etmek sonsuz öz eleştiri değildir
Camus'un sözü, suçluluk veya ahlaki mükemmeliyet çağrısı olarak yorumlanmamalıdır. Hak etmek, sürekli bir değerlendirme içinde yaşamak veya mutlak bir saflık talep etmek anlamına gelmez. Fırsatları, ölçülü bir şekilde, davranış ve insanlıkla onurlandırmak demektir.
Hak etme, aşağıdakilerle inşa edilir:
- Samimi niyet.
- Hataları düzeltme kapasitesi.
- Mükemmeliyet değil, tutarlılık ile hareket etme iradesi.
Gerçekçi bir yol, imkansız bir yük değil.
Camus'un ifadesine göre, hak edilen başarı, hızlı elde edilen değil, tutarlılık ile inşa edilen başarıdır. Hak etmek, nasıl yaşamayı ve ilerlemeyi seçtiğimizle ilgili bir taahhüttür. Süreç bütün olduğunda, sonuç, büyük veya küçük olsun, daha anlamlı ve daha bizim olur.
Yorumlar
(1 Yorum)