Carol Dweck, psikolojik mindset üzerine odaklanmış, birçok kitabın yazarı olan ünlü bir Amerikalı psikologdur. Kendi yeteneklerimize dair zihniyetimizin başarıyı nasıl etkilediği üzerine önemli çalışmalar yapmıştır. Aslında, en bilinen sözlerinden biri tam da bu noktayı vurgulamaktadır: “Eğer hiçbir şey vermezsen, hiçbir şey bekleme. Başarı senin kapını çalmaz, sen onun kapısını çalmalısın.”
Bu sözle bize anlatmak istediği şey, değişim yaratmak için harekete geçmemiz gerektiğidir. Sonuçlar ve başarılar genellikle süreçten, denemelerden, pratikten ve yaptığımız ayarlamalardan gelir; “mükemmel an”ı beklemek ya da motive hissetmekten değil.
Carol Dweck'in bahsettiği “verme” eylemini nasıl hayata geçirebiliriz?
Genellikle yeni bir hedef belirlediğimizde, ilerlemeyi yalnızca nihai sonuçla ölçeriz; oysa bu her zaman bizim kontrolümüzde değildir. Dweck'in önerdiği şey, ilerlemeyi “verdiğin” şeyler —yani eylemlerin— üzerinden ölçmektir; ilham ya da anlık onay yerine. Bunu gerçekleştirmek için aşağıdaki noktaları göz önünde bulundur:
- Bir mikro eylem tanımlayın. Öncelikli hedefinizin bir parçası olan küçük bir görevi seçin ve uygulamaya koyun. Örneğin, hedefiniz bir rapor yazmaksa, bir paragraf yazmaya başlayın. Bunun arkasındaki fikir, eylemin o kadar küçük olmasıdır ki, onu yapmaktan kaçamazsınız.
- Denemeyi değerlendirin. O küçük eylemi bir zafer olarak görün; çünkü bu, durağanlığı kırmanıza ve harekete geçmenize yardımcı oldu. Genellikle, bu ilk adım, sonraki adımları atmak için motivasyon kaynağı olur.
- “Büyülü” beklentiyi ortadan kaldırın. Bazı insanlar, başka birinin ya da durumun yeteneklerini keşfedeceğini ve onları başarıya götüreceğini düşünür; bu gerçekçi bir düşünce değildir. Profesyonel ya da iş hayatınızda bir şeylerin değişmesini istiyorsanız, o yolda ilerlemek için adımlar atmalısınız; sihirle ortaya çıkmayacak.
Hareket etmek, başarıya ulaşmak için daha fazla seçenek sunar
Öte yandan, Carol Dweck'in fikrinin bazı sınırlamaları olduğunu unutmayın. Her zaman maksimum çaba göstermek başarıyı garanti etmez; çünkü süreçte etkileyen dışsal ve kontrol edilemeyen faktörler vardır. Ancak bu zihniyet, başarıya ulaşmak için daha fazla alternatif sunar; beklemek hiçbir yere götürmez ve yalnızca başarısızlığı garanti eder.
Ayrıca, uzmanının bahsettiği “verme” eylemi, tükenene kadar çalışmak değil, niyetle ve süreklilikle yapmaktır. Unutmayın ki niyet, eylem olmadan sadece bir arzudur.
O halde, o ilk adımı atmak, ne kadar küçük olursa olsun, ilerlemenin ve hedefe yaklaşmanın bir yoludur. Küçük eylemleri ve ne anlama geldiklerini değerlendirin: bir zafer ve yavaş yavaş hedefe giden yolu inşa etmek.
Yorumlar
(1 Yorum)