Theodore Roosevelt'e atfedilen bu söz basit gibi görünse de, güçlü bir davet içeriyor. Mükemmel koşulları beklemeyi bırakıp, elimizdekiyle hareket etmemizi öneriyor. Sürekli daha fazlasını talep eden bir dünyada, bu fikir ilerlemenin idealden değil, mümkün olandan kaynaklandığını hatırlatıyor.
Bu ilkeleri modern hayatta uygulamak, mevcut olanla ilerlemeyi öğrenmek anlamına geliyor; kaynakların veya optimal koşulların eksikliğini dramatize etmeden. Bu, mükemmeliyetçilik ve erteleme gibi sıkça karşılaşılan tuzaklara karşı bir panzehir. Aşağıda, bu felsefeyi günlük hayatınıza nasıl taşıyabileceğinizi anlatıyoruz.
1. Mükemmeliyetçiliğe karşı bir filtre olarak bu ifadeyi kullanın
Mükemmeliyetçilik, her şeyin başlamadan önce hazır olması gerektiğine inandırarak bizi felç edebilir. Roosevelt, önemli olanın ilk adımı atmak olduğunu hatırlatıyor; bu adım ne kadar kusurlu olursa olsun. En iyi aracı, en iyi zamanı veya mükemmel bir hazırlığı bekliyorsanız, muhtemelen asla ilerleyemezsiniz. Elinizdekilerle başlayın ve yol boyunca geliştirin.
2. Minimum versiyonlarla ilerleyin
Dijital çağda, “minimum uygulanabilir versiyon” kavramı yalnızca teknolojik projelere değil, günlük hayata da uygulanabilir. Girişimci olmak, öğrenmek veya sağlığınızı iyileştirmek istiyorsanız, basit bir versiyonla başlayın. Mükemmel bir spor salonuna veya en pahalı kursa ihtiyacınız yok; basit bir rutin veya ücretsiz bir kaynakla başlayabilirsiniz.
3. Dramatize etmeden somut kararlar alın
Çoğu zaman, idealin eksikliği karar vermek için bir bahane haline gelir. Roosevelt'in sözü, mevcut gerçeklik içinde hareket etmeye davet ediyor. Bugün sahip olduğunuzla karar vermek, optimal olmasa bile, kararsız kalmaktan daha iyidir.
Her somut karar, yeni fırsatların kapısını açar.
4. “Kurulum” ile ertelemeyi azaltın
Hazırlık bahanesiyle erteleme oldukça yaygındır. Ofisin düzenli olmasını, tüm malzemelerin tamamlanmasını veya mükemmel bir ortamı beklemek. Bu alışkanlık bizi eylemden uzaklaştırır. Bu ifadeyi uygulamak, ortamın asla mükemmel olmayacağını kabul etmek ve aşırı hazırlığın gerçek işten kaçmanın bir yolu olabileceğini fark etmektir.
5. Kaynak eksikliğinde dayanıklılığı geliştirin
Her zaman idealin olmayacağını kabul etmek, dayanıklılığınızı geliştirmenize yardımcı olur. Eksiklikler için hayal kırıklığına uğramak yerine, mevcut olanla odaklanın. Bu tutum, uyum sağlama yeteneğinizi güçlendirir ve olumsuz senaryolar bile yaratıcı çözümler bulmanıza yardımcı olur.
6. Küçük ilerlemeleri kutlayın
Elinizdekiyle attığınız her adım takdiri hak eder. İlerlemeleri kutlamak, ne kadar mütevazı olursa olsun, motivasyonu artırır ve başarısızlık hissini önler. Roosevelt'in sözü, hemen büyük başarılar değil, bulunduğunuz yerden ilerlemenin önemini vurgular.
7. Gerçek sınırları tanıyın
Bu söz hareket etmeye davet etse de, bir sınır koymak da önemlidir. Bazen adım atmadan önce gerçekten kaynaklara veya desteğe ihtiyaç duyulan durumlar vardır. Örneğin, bir tıbbi tedaviye gözetim olmadan başlamak veya temel bilgi olmadan bir finansal projeye girişmek riskli olabilir. Anahtar, gerçekten hazırlık gerektiren ile sadece başlamamak için bir bahane olanı ayırt etmektir.
“Elinden geleni yap, elindekilerle, bulunduğun yerde” sözü hala geçerliliğini koruyor çünkü bizi şu ana döndürüyor ve kontrolün zaten sahip olduğumuz şeylerde başladığını hatırlatıyor. Zorlukları inkar etmek değil, mükemmel olanı beklemenin zaman ve enerji kaybı olduğunu kabul etmek önemlidir. Mümkün olandan hareket etmek, otonomimizi geri kazanmamızı, adım adım ilerlememizi ve uyum sağlama yeteneğimize güven inşa etmemizi sağlar.
Yorumlar
(4 Yorum)