Birçok insan başarısızlığı yetenek eksikliği, kötü kararlar veya olumsuz koşullarla ilişkilendirir. Ancak, günlük yaşamda birçok proje başlamadan önce yok olur. Test edilmeyen fikirler, ertelenen kararlar ve zamanında "hazır" hissetmemek nedeniyle göz ardı edilen fırsatlar.
Simone de Beauvoir, tam da bu eylem öncesi noktaya odaklanıyor. Onun bakış açısına göre, sorun genellikle yetersizlik değil, değişimi belirsiz bir geleceğe erteleme eğilimidir; sanki zaman bizim yerimize karar verebilir gibi. Bu mantıkla, birçok yolculuk, yolda yapılan hatalardan değil, ilk adımın atılmamasından dolayı başarısız olur. Maliyet hata değil, uzatılmış eylemsizliktir.
“Geleceğe bahis yapmamak” ne anlama geliyor?
Belirsiz bir şekilde ertelemek genellikle ihtiyat olarak maskelenir. Doğru anı, daha iyi koşulları veya daha fazla güvenliği beklediğimizi söyleriz. Ancak çoğu zaman arkasında, mevcut durumda müdahalede bulunmaktan sessiz bir feragat yatmaktadır. Geleceğe bahis yapmak, dışsal bir şeyin —bağlam, motivasyon, şans— bizim için çözüm bulacağına güvenmektir.
Beauvoir'ın düşüncesi sorumluluk önerir. Değişim, bugün bir karar vermeyi gerektiren şeyleri yarına devretmeyi bıraktığımızda başlar. Eylemsizlik de bir seçimdir, sadece bunun farkına varmadan.
Modern hayatta, bu okuma özellikle faydalıdır. Planlar, listeler ve "taslaklar" ile çevriliyiz: saklanan kurslar, not alınmış fikirler, bekleyen konuşmalar. Her şey hazırlık aşamasında gibi görünüyor. Ancak eğer mevcut zaman sonsuz bir hazırlığa indirgenirse, gelecek asla bir vaat olmaktan çıkmaz.
Pratik kriter: “yarın evet”i tespit etmek
Bu ifadeyi bir kriter olarak kullanmak —bir emir olarak değil— yaygın bahaneleri filtrelemeye yardımcı olur. “Yarın evet” durumu, bir sonraki adımı bildiğimizde, ama rahatsızlık, hata yapma korkusu veya mükemmeliyetçilik nedeniyle ertelediğimizde ortaya çıkar. Daha fazlasını yapmak değil, bugün küçük ve gözlemlenebilir bir adım atmaktır.
Şimdi harekete geçmek, bir e-posta göndermek, bilgi istemek, takvimde bir saat ayırtmak veya kusurlu bir ilk versiyon yazmak olabilir. Bu, inerciliği kıran minimum bir eylemdir. Anahtar, bunun gözlemlenebilir olmasıdır: kafanın dışındaki bir şey.
Bu yaklaşım, değişimin duygusal yükünü azaltır. “Hayatımı dönüştürmem gerekiyor” düşüncesi yerine, soru daha somut hale gelir: Bugün benden ne bekleniyor? Odak mevcut zamana kaydığında, eylem epik olmaktan çıkar ve mümkün hale gelir.
Okumaya devam etmeyi unutmayın: «Carpe diem» ne anlama geliyor, mevcut yaşam felsefesi
Gerekli bir sınır: her şey hızlanmaz
Beauvoir, aceleci yaşamaya veya eylemi sürekli hareketle karıştırmaya davet etmez. Zaman, dinlenme ve olgunlaşma gerektiren süreçler vardır. Kriter olmadan kararları zorlamak da yıpratıcıdır. Odak olmadan hareket etmek, başka bir kaçış yolu haline gelebilir.
Sınır nettir: harekete geçmek, her şeye tepki vermek değil, niyetle seçmektir. Bugün değişmek, her şeyi bugün çözmek anlamına gelmez. Önemli olanı “henüz değil” bahanesiyle ertelemeyi bırakmaktır. Mevcut zaman sorumlulukla yaşanmaz.
Ayrıca, sizin kontrolünüzde olanla olmayanı ayırt etmek de önemlidir. Her şey kontrol altında değildir ve bunu kabul etmek gereksiz suçlamaları önler. Öneri her şeyden güçlü değildir: dürüsttür.
“Taslak modundan” çıkmak hayatı bir yarış haline getirmez. Hayatı gerçek kılar. Mevcut zaman sadece hazırlık olmaktan çıktığında, gelecek bir bahis olmaktan çıkar ve sonuç haline gelir. Şimdi harekete geçmek, anında sonuçlar vaat etmez, ama daha değerli bir şey sunar: düşündüğünüz, karar verdiğiniz ve yaptığınız şeyler arasında tutarlılık.
Yorumlar
(2 Yorum)