Birçok insan başarısızlığı yetenek eksikliği, kötü kararlar veya olumsuz koşullarla ilişkilendirir. Ancak, günlük yaşamda birçok proje, başlamadan önce terk edilir. Test edilmeyen fikirler, ertelenen kararlar ve "hazır hissetmemek" nedeniyle reddedilen fırsatlar vardır.
William James, tam da bu eylem öncesi durumu düşünüyordu. Onun bakış açısına göre, ana engel genellikle yetersizlik değil, ne yapabileceğini test etmeyi engelleyen sürekli belirsizliktir. Böyle bakıldığında, onun düşüncesi geçerliliğini koruyor: birçok karar, nasıl uygulandığı nedeniyle değil, hiç uygulanmadığı için başarısız oluyor.
William James'e Göre “Kendine Güven” Ne Anlama Geliyor?
William James, güven derken duygusal bir inançtan ya da her an kendini güvende hissetmekten bahsetmiyor. Onun yaklaşımı daha işlevsel: güven, sonuç belirsiz olsa bile eylemi sürdürme isteği olarak ifade edilir. Bu bir iyimserlik değil, sürece bağlılık demektir.
Ona göre, güven bir başlangıç noktası değil, bir sonuçtur. Eyleme geçildiğinde, veriler oluşur; bu veriler kararların ayarlanmasına olanak tanır ve zamanla bir ölçüt oluşturur. Kişisel güven, başlamadan önce değil, yolda öğrenilenlerden ortaya çıkar.
Kesin bir güven beklemek ise genellikle felç edici bir durum haline gelir. Güvenlik istemek irrasyonel değildir, ancak çoğu insani süreçte bu güvenlik ancak harekete geçtikten sonra ortaya çıkar.
İlginizi çekebilir: 7 kendine güven alışkanlığı
Kendini Sabote Etmeyi Önlemek İçin Güvenin Pratik Bir Kriter Olarak Kullanılması
Bugün bu fikri uygulamak, kişisel güveni yeniden tanımlamayı gerektiriyor. Her an "yeterli hissetmek" değil, şüpheler devam etse bile minimum ve sürekli bir eyleme bağlı kalmak önemlidir. Bu anlamda güven, tutarlılıkta kendini gösterir, coşku da değil.
Günlük yaşamda, kendini sabote etme genellikle sosyal olarak kabul gören şekillerde ortaya çıkar: aşırı analiz, sonsuz hazırlık ya da başlamadan önce her şeyin net olma ihtiyacı. Rasyonel kararlar gibi görünseler de, çoğu zaman erteleme mekanizmaları olarak işlev görürler.
William James'in sözlerini bir filtre olarak kullanmak, gerçek temkin ile içsel engel arasında ayrım yapmaya yardımcı olur. Eğer şüphe herhangi bir ilerlemeyi engelliyorsa, sorun artık karar değil, önceden vazgeçmektir. Başlangıç eşiğini düşürmek —somut, küçük ve doğrulanabilir bir adım atmak— güvenliğin tam olarak gerekmeksizin hareketi geri kazandırır.
Gerekli Bir Sınır: Güven Her Şeyi Açıklamaz
Bu fikri harfi harfine almak haksızlık olur. Başarısızlık yalnızca kişisel güvenle ilgili değildir: bağlam, mevcut kaynaklar, dış destek ve yaşam anı da etkilidir. Her şeyi bireysel güvenle sınırlamak, suçlayıcı bir okuma ile sonuçlanabilir.
Önemli nokta başka. Kendine güven, sonuçları garanti etmez ama zorluklar karşısında yanıtı etkiler. Engelleri ortadan kaldırmaz, ancak eylemi sürdürerek ve yolda ayarlamalar yaparak onların kalıcı hale gelmesini önleyebilir.
William James'in sözü sihirli bir çözüm sunmaz, aksine bir bakış açısı değişikliği önerir. Başarısızlık her zaman görünür hatalarla açıklanmaz, bazen hiç uygulanmayan kararlarla açıklanır. Güven, bir başlangıç noktası olmaktan çok, bir sonuçtur. Çoğu zaman, kendine inanmak, harekete geçmenin gerekliliği değil, denemiş olmanın kaçınılmaz sonucudur.
Yorumlar
(5 Yorum)