Verimlilik ve zaman yönetimi ile ilgili tavsiyeleri denediniz ama rutinlerinizde gerçek değişiklikler elde edemediniz mi? Belki de başka bir strateji denemenin zamanı gelmiştir.

Stephen Covey'in 1989 yılında yayımlanan kitabı, farklı bir şey öneriyor, karar verme ve hareket etme temelini değiştirmek. 7 alışkanlık, bir dizi hile değil, onu alışkanlık haline getirdiğinizde değer kazanan bir sistemdir.

Kitap, alışkanlıkları üç aşamada düzenliyor ve bu aşamalar net bir mantık izliyor: önce özel zaferinizi pekiştiriyorsunuz, sonra genel zaferinizi inşa ediyorsunuz ve son olarak, tüm bunları sürdürebilmek için formda kalıyorsunuz. Nasıl çalıştığını açıklıyoruz.

Özel zafer: alışkanlıklar 1, 2 ve 3

Bu alışkanlıklar, kendinizle olan ilişkinizi geliştirmenizi sağlıyor.

  • Alışkanlık 1: Proaktif Olmak. Başınıza gelenlere otomatik olarak tepki vermeyin. Teşvik ile yanıtınız arasında bir seçim yapabileceğiniz bir alan vardır. Proaktif insanlar, kontrol edebildikleri şeylere odaklanır, ulaşamayacakları şeyler için enerji harcamazlar.
  • Alışkanlık 2: Sonu Düşünerek Başlamak. Hareket etmeden önce, ne tür bir sonuç aradığınızı netleştirin. Covey, hayatınızın sonunda nasıl hatırlanmak istediğinizi hayal etmenizi ve bu görüntüden bugüne çalışmanızı öneriyor. Bugün aldığınız kararlar, gerçekten değer verdiğiniz şeylerle uyumlu olmalıdır, sadece o anki aciliyetle değil.
  • Alışkanlık 3: Önceliklendirme. 1 ve 2. alışkanlıkları edindikten sonra, sıradaki adım zamanınızı bu önceliklere göre düzenlemektir. Yazar, görevleri aciliyet ve önem derecesine göre dört kategoriye ayırıyor. Önemli olan, acil olmasa bile önemli olan şeylere enerji harcamaktır, çünkü uzun vadede sonuç üreten şeyler oradadır.

Genel zafer: alışkanlıklar 4, 5 ve 6

Bu ikinci aşamada, başkalarıyla olan ilişkilerinizi geliştirmeye odaklanıyorsunuz.

  • Alışkanlık 4: Kazan-kazan Düşünmek. Profesyonel ve kişisel ilişkilerde, her iki tarafın da fayda sağlamasını aramak idealizm değil, sürdürülebilir bir stratejidir. Sadece birinin kazandığı çözümler zamanla kin veya bağımlılık yaratır.
  • Alışkanlık 5: Önce Dinlemek, Anlamak İçin, Sonra Anlaşılmak İçin Dinlemek. Çoğu insan, yanıt vermek için dinler, anlamak için değil. Covey, başkasının bakış açısını gerçek anlamda anlamadığınız sürece, kendi bakış açınızı etkili bir şekilde iletemeyeceğinizi belirtir. Bu alışkanlık, uygulaması en zor olan ve ilişkilerde en fazla etki yaratanıdır.
  • Alışkanlık 6: Sinergi. İki kişi veya grup, bakış açılarını ve becerilerini dürüstçe birleştirdiğinde, sonuç bireysel parçaların toplamından daha fazlasını aşar. Sinergi, önceki alışkanlıkları geliştirmiş olmanızı gerektirir.

Alışkanlık 7: Testereyi Keskinleştirmek

Bu, yenilenme alışkanlığıdır. Tüm enerjinizi sonuçlar üretmeye harcarsanız ve bu sonuçları üretme kapasitenizi korumaya yatırım yapmazsanız, sonunda tükenirsiniz.

Covey, buna P/PC dengesi diyor. P, sonuçlardır (ürettikleriniz); PC ise bunları üretme kapasitenizdir (fiziksel sağlık, zihinsel sağlık, ilişkiler, bilgiler). Eğer sadece P'ye odaklanırsanız, PC bozulur ve sonunda sonuçları sürdüremezsiniz.

Yenilenme, dinlenmeyi, sürekli öğrenmeyi, ilişkileri korumayı ve kendi önceliklerinizle uyumlu olup olmadığınızı düşünmeyi içerir. Bu, bir lüks ya da "zamanınız olduğunda" yapılacak bir şey değildir; sistemin geri kalanının çalışabilmesi için gerekli bir bakımdır.

Bu alışkanlıkları sisteminiz haline getirin

Bu kitabın değeri, her bir alışkanlığın ayrı ayrı olmasında değil, hepsi arasındaki tutarlılıktadır. Proaktif olmak, sonu düşünmeden enerji yönlendirmek anlamına gelmez. Diğerlerini dinlemeden önceliklendirmek çatışmalara yol açar. Özel zaferi pekiştirmeden sinerji aramak sürdürülebilir değildir.

Covey'in önerdiği sistem, kararları değerlendirmek için bir referans çerçevesidir, bir kez uygulanan bir tarif değil. Hızlı bir hile arayarak okursanız, işe yaramadığı hissine kapılabilirsiniz.

"Burada proaktif mi davranıyorum?", "Eylemlerim önceliklerimle uyumlu mu?", "Gerçekten dinliyor muyum?" gibi sorular için alışkanlık olarak kullanırsanız, faydasını zamanla görürsünüz, hemen değil.