Duygusal zeka, toplum içinde hareket etmek için son derece faydalı bir beceridir. Birçok kişi bunun sadece nazik olmakla ilgili olduğunu düşünse de, durum bundan çok daha fazlasıdır. Bu, kendi ve başkalarının duygularını yönetme yeteneğine dayanır ve bu duyguları düşünce ve davranışlarımızı etkili bir şekilde yönlendirmek için bir kaynak olarak kullanır.
Duygusal zeka seviyeleri klinik olarak testler ve sınavlar aracılığıyla ölçülmektedir. Ancak genel olarak, birinin bu yeteneğe sahip olup olmadığını gösteren bazı davranışsal özellikler vardır. Bunlardan bazıları şunlardır.
1. Öz Farkındalık
Öz farkındalıktan bahsettiğimizde, duygularınızı tanıma ve neden olduğunu anlama yeteneğinden bahsediyoruz. Duygusal zekası eksik olan bir kişi genellikle yalnızca temel duyguları tanır, örneğin iyi hissetmek veya sinirlenmek gibi, hayal kırıklığı veya frustrasyon gibi diğer duyguları ayırt edemez.
Oysa ki duygusal zekaya sahip biri bu duyguların farkındadır ve ne hissettiğini doğru bir şekilde etiketleyebilir. Örneğin, ev işlerinde partnerinin yardım etmemesinden dolayı hayal kırıklığı yaşayan birini düşün. Bağırmak yerine durumu analiz eder ve hayal kırıklığını diğerine açık ve etkili bir şekilde iletir.
2. Kendini Yönetme
Kendini yönetme, duygusal zekaya sahip kişilerin bir özelliğidir. Yoğun bir duyguyu hissetme ve beynin bunu işlemesi için bekleme yeteneğidir, anın sıcaklığının kontrolü ele geçirmesine izin vermemektir.
Diyelim ki birisi iş yerinde e-posta ile eleştiri aldı. Hemen tepki vermek yerine duraklar; masadan kalkar ve biraz su içmek için gider. Bu küçük eylem, duyguları düzenlemeye ve kontrolü yeniden kazanmaya yardımcı olur.
3. Empati ve Bağlamı Okuma
Bir grup sohbetinde bir kişinin konuşmayı monopolize ettiğini ve sıranın bitmesi için ince sinyalleri algılayamadığını hiç yaşadın mı? Diğerlerinin sürekli saate bakması veya konuşmadan “kopması” gibi. Bu, o kişinin duygusal zekasının daha düşük olabileceğine dair bir işaret olabilir.
Empati, bir grubun görünmeyen dinamiğini okumak ve davranışları ayarlamak için faydalı bir araçtır. Önceki örneği sürdürerek, duygusal zekaya sahip biri sinyalleri fark eder ve diğerine söz verir.
4. Açık İletişim
Duygusal zekaya sahip olanlar, hissettiklerini ve ihtiyaçlarını doğrudan ifade etme eğilimindedir, pasif-agresiflik, alay veya dolambaçlı ifadeler kullanmazlar. İşten sonra yorgun bir gün geçirdikten sonra eve geldiğini ve evin dağınık olduğunu düşün. Kapıları çarpmak veya ailen sana ruh halini sorduğunda dolaylı yanıtlar vermek yerine, açık bir şekilde zor bir gün geçirdiğini ve evin temizlenmesini istediğini ifade edersin.
5. Çatışmaları Onarma Yeteneği
Hepimiz bir noktada kontrolümüzü kaybedip birisiyle tartışmışızdır. Bunun ardından, duygusal zekaya sahip biri, bağı onarmak için sorumluluğunu üstlenir, bahaneler aramak veya diğerini suçlamak yerine. Örneğin, kardeşiyle tartışan birini düşün. Ertesi gün, sakin kafayla onu arar ya da bulur ve durumu onarmak için konuşur.
Ayrıca, stres anında birine bağırmış olabileceğini ve bunun duygusal zeka eksikliği anlamına gelmediğini de unutma. Sonuçta, bu tür davranış kalıplarının sürekli tekrarı durumu oluşturur.
Aynı zamanda, duygusal zekanın bir kas gibi olduğunu ve antrenman gerektirdiğini unutma. Empati veya kendini yönetme gibi becerileri geliştirebilir ve böylece sosyal ortamlarda daha az sürtüşme ile daha sağlam ilişkiler kurabilirsin.
Yorumlar
(6 Yorum)