Yemeğinize fazla tuz eklediyseniz ve şimdi yemeğiniz yenmez halde mi? Atmadan önce, tuz miktarını azaltmayı, hazırlığın hacmini artırmayı veya tat algısını ayarlamayı deneyebilirsiniz. Bunun için tatlı veya ekşi bir dokunuş eklemek işe yarayabilir.
Tuz, yemek içinde çözündüğü için geri alınamaz, ancak yemeğin türüne ve değiştirme marjınıza göre tuzu azaltmanın yolları vardır. Aşağıda anlatacağımız ipuçları, aynı prensipten yola çıkarak çalışır: tuzu daha fazla malzeme veya sıvı ile dağıtarak yoğunluğunu azaltmak.
1. Tuzsuz Sıvı Ekleyin
Hazırlığınız uygunsa, su, tuzsuz et suyu veya süt ekleyin. Bu, tuzun yoğunluğunu azaltır ve tadı daha tolere edilebilir hale getirir. Ekleyeceğiniz miktar, yemeğin ne kadar tuzlu olduğuna bağlıdır. Küçük miktarlarla başlayın, tadın ve ayarlayın.
Bu çözümün dezavantajı, diğer tatları da seyreltmesidir. Eğer fazla sıvı eklerseniz, tuz dışında her şeyin lezzetsiz olduğu bir yemekle karşılaşabilirsiniz. Bu durumda, tuzsuz baharatlar, sarımsak veya otlar gibi diğer tatları güçlendirmeniz gerekecek.
2. Sıvının Bir Kısmını Çıkarıp Yenisiyle Değiştirin
Eğer sıvı çok tuzluysa, bir kısmını çıkarın ve tuzsuz yeni sıvı ile değiştirin. Bu, çorbalar, sulu yemekler veya pilavlar için iyi çalışır. Aynı miktarda su veya tuzsuz et suyu eklemek için bir kepçe veya ölçü kabı kullanın.
İyice karıştırın ve işlemi tekrarlamadan önce tadın. Bu teknik, önceki yöntemden daha hassastır ve hazırlığınızın orijinal hacmini daha iyi korur.
3. Tuzsuz Tarifi İkiye Katlayın
Eğer yeterli malzemeniz varsa, aynı tarifi bir kez daha hazırlayın ama tuz eklemeden. İki hazırlığı karıştırdığınızda, tuz yoğunluğu yarı yarıya düşen iki kat büyüklüğünde bir yemek elde edersiniz. Bu, tuz konusunda fazla kaçtığınızda en etkili çözümdür.
Açık bir dezavantajı, ek malzemelere ihtiyaç duymanız ve iki kat yemek yapmanızdır. Eğer bu kadar yemeği yiyemiyorsanız veya donduramayacaksanız, bu seçenek pratik değildir.
4. Tuzsuz Malzemelerle Lezzeti Yayın
Tuzsuz daha fazla malzeme eklemek, tuzluluğu daha fazla hacme yayar. Ek sebzeler, baklagiller, pirinç, makarna veya patates, sıvıyı emen dolgu malzemeleri olarak çalışır ve her lokmada algılanan tuz yoğunluğunu azaltır.
Popüler bir yanlış anlamanın aksine, patates tuzu seçici bir şekilde emmez. Patates, tabakta hacim kaplar ve tuzlu bir sıvıda bulunuyorsa, tuzu da beraberinde emer. Patatesi çıkardığınızda, emdiği tuzun bir kısmını da çıkarmış olursunuz; ancak bu etki sınırlıdır. Patatesi tabakta bırakmak, onu geçici bir sünger olarak kullanmaktan daha etkilidir.
5. Asidik ile Algıyı Ayarlayın
Asidik bir dokunuş, tuzluluğun algısını dengeleyebilir. Limon suyu, hafif sirke veya biraz ezilmiş domates, tuzlu tadı keser ve karmaşıklık katar. Bu, gerçek tuzu azaltmaz, ancak yeme sırasında nasıl algıladığınızı değiştirir.
Asidi ölçülü kullanın. Bir çay kaşığı ile başlayın, iyice karıştırın ve tadın. Aşırı asidik olmak, ilk sorunu çözmek yerine yeni bir sorun yaratır.
6. Minimum Tatlılık Ekleyin
Tatlı bir dokunuşun uygun olduğu hazırlıklarda (domates sosları, bazı yemekler, belirli marine sosları), bir tutam şeker tuzlu algıyı yumuşatabilir. Burada yarım çay kaşığından bahsediyoruz, dolu kaşıklar değil. Amaç yemeği tatlandırmak değil, tatları dengelemektir.
Bu hile her yemekte işe yaramaz. Sebze çorbasına veya tuzlu beyaz pirince şeker eklemeyin. Bunu yalnızca yemeğin doğal tat profili içinde zaten tatlı bir bileşen varsa kullanın.
Yemeğinizin bir daha tuzlu olmaması için, düşündüğünüz tuz miktarının yarısını ekleyin, pişirin, tadın ve sonunda ayarlayın. Unutmayın ki, azaltma tuzu yoğunlaştırır, bu nedenle bir sos veya yemeği azaltacaksanız, başlangıçta daha az tuz ekleyin.
Peynir, zeytin, ançüez, şarküteri ürünleri, Worcestershire sosu, soya sosu ve konsantre et suyu gibi malzemeler zaten tuz içerir, bu nedenle bunları kullanıyorsanız miktarını azaltın. Servis yapmadan önce tadım yapmak otomatik olmalı, ancak çoğu insanın atladığı ve en çok sorunu önleyen adımdır.
Yorumlar
(6 Yorum)